14 Ocak 2017 Cumartesi

Palm yağlı zararlı Nutella raflardan kalkıyor

Nutella kendi vatanından bile kovuluyor. Tahin pekmezi bırakıp Nutella'cı olan yurdum insanına mesajdır!

"Palmiye yağının diğer bitkisel yağlardan daha zararlı ve kanserojen olduğunun açıklanmasının ardından İtalya'da palmiye yağı içeren Nutella kavanozları raflardan inmeye başladı."


Palmiye yağı ile ilgili yapılan araştırma sonucu 2016 yılında Avrupa Gıda Standartları Ajansı (EFA), 200 derece üzerinde ısıtılan palmiye yağının diğer bitkisel yağlardan daha tehlikeli olduğunu açıklamıştı.

Dünya sağlık Örgütü’nün aralarında bulunduğu sağlık otoriteleri riske dikkat çekmiş ancak gıdalarda kullanılmasına bir kısıtlama getirmemişti. Hazırlanan bir raporunun ardından İtalya'da baskı arttı ve Coop süpermarket zinciri ve unlu mamuller üreticisi Barilla ürünlerinden Palmiye yağını çıkardı.

Ferrero şirketi ise lezzetinin değişeceği gerekçesiyle dünyaca meşhur Nutellaisimli çikolata-fındık ezmesi ürününde palmiye yağını kullanmaya devam etti ama İtalya’daki satışlarının son 12 ayda yüzde 3 düşmesi üzerine palmiye yağını savunan reklam kampanyaları düzenlemeye başladı.

BASKILARIN ARDINDAN RAFLARDAN İNDİ
Nutella, Ferrero’nun en önemli ürünü, şirketin senelik 10 milyar euroyu bulan satışlarının beşte biri Nutella’dan geliyor. Ancak artan kamuoyu baskısı karşısında bu kez de marketler palmiye yağı kullanılan Nutellaları raflardan indirmeye başladı.

Kaynak: http://www.posta.com.tr/nutella-italya-da-raflardan-inmeye-basladi-haberi-1257373


Çikolatalı kremalardan vazgeçemiyorsanız gerçek şeker ve sağlıklı yağ kullanan Sarelle ya da Torku gibi yerli ürünlerimizi tercih edin. Kısa zaman içinde daha da lezzetli olduklarını farkedeceksiniz.

24 Kasım 2016 Perşembe

Aspartam zehirinin adı AminoSweet oldu ve doğal tatlandırıcı olarak pazarlanmaya başlandı

zararlı aspartam yapay tatlandırıcı



Dünyanın en toksik yapay tatlandırıcısı aspartam, bu maddenin tarihini örtmek ve pazarda satışını sürdürebilmek için üreticisi tarafından büyük bir kimlik revizyonuna giriyor. Yeni adı AminoSweet. Eğer ürün etiketlerinde bu ibareyi görürseniz bilin ki eski bildiğimiz sentetik tatlandırıcı aspartam. Aspartamın ile felç ve organ hasarları arasında bağlantı olduğu defalarca kanıtlandı.

Aspartamın 1965'de G.D. Searle İlaç Firmasınca yapılan keşfinden beri kayda değer sayıda şüpheli tartışmaya yol açtı. Bilim adamlarınca bile tartışmasız olarak insan tüketimi için uygunsuz olduğu biliniyordu. Ama çok tatlı olduğu ve buna rağmen kalorisiz olduğu için gıda şirketleri tarafından müthiş kârlar anlamına geliyordu. 

Haklıydılar da. Ama aspartamı pazara sokmak demek toplum sağlığında çok büyük bedeller demekti. Genetiği değiştirilmiş amino asitlerden elde edilen aspartam dünyanın en bilinen yapay tatlandırıcısıdır ve sakızlardan ağızda patlayan şekerlere, kahvaltılık gevreklerden diş macunlarına pek çok üründe bulunur. 

1980'lerde yayınlanan pek çok araştırma aspartamın beyine zarar verdiğini göstermiştir. Massachusetts Teknoloji Enstitüsünden (MIT) araştırmacılar aspartamın beyinde "ciddi nörokimyasal değişikliklere yol açabileceğini" açıklamıştır. Sadece beyini değil başta onu tüketen çocuklarda olmak üzere merkezi sinir sistemini bile etkilediği bulunmuştur.

1990'larda ve 2000'lerde yapılan başka araştırmalarda ortaya çıkan bulgular da aspartam tüketiminin hafızada tutma ve hafızadan çağırmada bozucu etkisi olduğu, nöronlara ve beynin hipotalamik bölgesine zarar verdiği ortaya çıkmıştır. 

NutraSweet, Equal, ve AminoSweet: Bunlar da bildiğimiz aspartam

Endüstri lobicileri ve onların hükümetler içindeki kuklalarının gerçekleri tüm saklama çabalarına rağmen internet ve diğer kontrol edilemez bilgi kaynakları tarafından son yıllarda insanlar uyarılıyor ve uyanıyorlar. Ancak tüketiciler şimdi de değişen isme yani "AminoSweet"e (Ç.N.:Türkçe'de nasıl anılacak bilmiyoruz) karşı tedbirli olmalılar. 

Japon ilaç şirketi Ajinomoto 2000 yılında aspartam işini Monsanto'dan aldığından bu yana onu yeniden üretip yeniden markalaştırarak kamuoyuna kabul ettirmek için çok uğraşıyor. Bu çabalardan biri de ismini daha doğal gibi (natural çağrıştıran) gösterip adını NutraSweet (nutra tatlı) ya da "Equal" yapmaktı. Ama o bildiğimiz sentetik kimyasal aspartam.

Şekerin de sağlığa zararları bilinmekle birlikte bu zararlar aspartamın tehditleriyle kıyaslanamaz. Aspartam uzun vadeli ve  tehlikeli bir katkı. Zararlarından en önemlileri şöyle: beyin lezyonları gibi ciddi organ hasarları, lenfoma, lösemi, kanserin çeşitli türleri, cenin bozuklukları, kilo alımı. Her yaştan tüm tüketiciler önemle kaçınmalı ve çevresini bilgilendirmelidir.

Kaynaklar:
Çeviri: Emre Güney

Yazılarımızı çevirmen bilgisi dahil yazının tamamını ve bu siteyi kaynak göstererek paylaşabilirsiniz.

27 Şubat 2016 Cumartesi

İnsanların belli bir yaşta ölmeleri isteniyor!

İsmini ve ününü biliyorum doktorun...

Bilinen tedavi yöntemleri yerine, çok başka bir tedavi şekliyle hastalarını iyileştiriyor; yaşama şansını yükseltiyor... Alternatif tıpçı değil... Klasik eğitimden geliyor ve klasik tıbbi öğretileri benimsiyor... Ancak uyguladığı yöntemler, Batı’da farklı tedavi ve operasyon yöntemi olarak bilinen bir tedavi türü...

Hastalarının büyük çoğunluğunun; ünlü doktorun tedavisinden memnun olduğunu duyuyorum... O sırada beraber oturduğum arkadaşım kendisini tanıyor ve bitişik iki masada ünlü doktorla sohbet etmeye başlıyoruz...

KANSERE ÇARE NE KADAR İSTENİYOR?

Özel tedavi yöntemleriyle ünlü olan doktor; konuşmaya başlamamızla birlikte, beni hayretler içerisinde bırakacak şeyler söylüyor... Neredeyse “tıpta tedavi üzerine çalışmaların, özellikle yoğunlaştırılmadığını,” tedavinin birinci öncelik olmadığını, aktif nüfus oranının ve nüfus kontrolünün “hastalıklar üzerinden dolaylı olarak sağlandığını” ifade ediyor... 

“BELİRLİ BİR YAŞTAN SONRA İNSANLARIN ÖLMELERİ ARZULANIYOR...”

“Batı’da da Türkiye’de de belirli bir yaştan sonra tıp endüstrisi insanları uzun yaşatmak istemiyor... Ölmelerini arzuluyor... Başka türlü sosyal yardım sisteminin, sigorta ve emeklilik kurumlarının talepleri karşılamayacağını düşünüyorlar...”



27 Ocak 2016 Çarşamba

Kolesterol: 300 milyar dolarlık yalan!

Bunu yıllardır bas bas bağıran Prof. Dr. Canan Karatay'ın doktorluğunu elinden almaya çalışıyorlar. 


Dünyaca ünlü kolesterol uzmanı Philippe Even, "kötü kolesterol"ün ilaç endüstrisinin ürettiği bir yalan olduğunu iddia etti. İlaç şirketlerinin son 15 yılda "kolesterol yalan"ı ile 300 milyar dolar kazandığı belirtildi.

"Kolesterol sanıldığı gibi öldürücü değil, damarları tıkamıyor", "Kötü kolesterol ilaç endüstrisinin ürettiği bir yalan".

Bu ifadeler Fransa ve dünyanın en ünlü kolesterol uzmanlarından biri olarak gösterilen Profesör Philippe Even'e ait.

Even'in, 21 Şubat'ta Fransa'da piyasaya çıkacak "Kolesterol Hakkında Gerçek" adlı kitabı daha şimdiden büyük tartışma ve şaşkınlık yaratmış durumda.

Zira Even, kitabında, kolesterolün kesinlikle sanıldığı gibi insan sağlığı için zararlı olmadığını, damarları tıkamadığını, kalıtsal ve aşırı olanları dışındakilerin ölüme yol açmadığını tam tersine vücüt için kesinlikle gerekli olduğunu savunuyor.

'KÖTÜ KOLESTEROL' KAVRAMI YOK
Fransız profesör kötü kolesterol diye bir kavramın olmadığını da söylüyor. Profesör Even'e göre, kötü kolesterol ilaç endüstrisinin yarattığı bir yalandan başka bir şey değil.

21 Ağustos 2015 Cuma

Kanserle doğal mücadele

Kansere ilişkin beslenme, şeker ve
solunum(oksijenlenme) gerçekleri

Her doktor öğrenciliği sırasında Otto Warburg'un buluşunu öğrenir.
1930'lu yıllarda Warburg kanserin en temel biyokimyasal sebebini, 
yani sağlıklı bir hücreyi kanser hücresinden ayıran şeyin ne olduğunu bulmuştur.

Bu, o kadar önemli bir buluştur ki,
Otto Warburg'a Nobel Ödülü kazandırmıştır.
Otto Warburg'a göre kanserin bir temel sebebi vardır.

Bu da, vücudun normal hücrelerinin oksijenli solunumunun,
oksijensiz -anaerobik- hücre solunumuyla yer değiştirmesidir.

Warburg'un buluşu bize başka neleri anlatmaktadır?

Birincisi, kanser, normal hücrelerden çok farklı bir biçimde metabolize olmaktadır.
Normal hücreler oksijene ihtiyaç duyar; kanser hücreleri oksijenden kaçınır.
Hiperbarik oksijen terapisi alternatif kanser tedavisi uygulayan kliniklerde kullanılan bir yöntemdir.

Bu buluşun bize anlattığı başka bir şey de, kanserin bir mayalanma (fermantasyon)
süreciyle metabolize olduğudur.

7 Temmuz 2015 Salı

Kanser ve otizme karşı kenevir

Kanser ve otizme karşı kenevir


10 aylık bir bebeğe nadir görülen kanser türlerinden nöroblastomi teşhisi konuluyor. 2 yıl boyunca kemoterapi, radyasyon tedavisi ve cerrahi operasyonlarla kurtarılıyor. Ancak bunların sonucu olarak kalıcı olan bir başka hastalıkla tanışıyorlar. Konuşma ve ayakta durmasına bile engel ileri derece otizme yakalanıyor. Detayları kesiyorum, sonu mutlu bitiyor. Sadece 2 günde kenevir yağı ekstraktı ile çocuk konuşmaya başlıyor. Aile bebeklerinin sesini daha ilk kez duyuyor. Kenevirin (esrar bitkisi) çoğu ülkede neden yasadışı olduğunu siz düşünün. Dilerim bu bilgi ve acılara kimse muhtaç olmasın.

Ben sizlerle hızlı bir özet paylaştım. Detaylar için kaynak sayfaya buradan ulaşabilirsiniz. İngilizcedir.

Source: Autistic Boy Gains Ability to Speak by hopegirl2012


17 Haziran 2015 Çarşamba

Nutella

İtalya ile Fransa Nutella yüzünden birbirine girdi. Biz de boşa konuşmuyoruz. Nutella yemeyin!
Ekoloji, Sürdürülebilir Kalkınma ve Enerji Bakanı Segolene Royal, Fransız Canal+ televizyonuna verdiği röportajda Nutella'nın içeriğindeki palmiye yağı üretimi için ormanların yok edildiğine dikkat çekti. Royal, "Ormanların yok edilmesinin sonuçlarından biri de küresel ısınma. Örneğin Nutella yemeyi bırakmalıyız çünkü palmiye yağı ile yapılıyor" dedi.
Ferrero şirketi, yılda 350 bin ton Nutella üretiyor. Nutella'nın içeriğindeki palmiye yağı ise hem çevresel etkileri hem de sağlığa zararlı olduğu yönündeki kaygılar yüzünden tartışmalara yol açıyor.

Malezya, Borneo’da palm yağı üretimi için ormansızlaştırılan
alan yüzünden hem doğa tahribatı yaşandı hem de
pek çok canlı evsiz kaldı. (Görsel: National Geographic)



11 Haziran 2015 Perşembe

Glikoz ve dışa bağımlılığa zorlanmış şeker tarımı

Yusuf Yavuz'un haberi

Yerli şekere veda, Türkiye glikoza bulanacak!

Türkiye seçimlere kilitlenmişken 3 Haziran’da Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu Kararı ile Nişasta Bazlı Şeker olarak bilinen NBŞ üretimi kotası yüzde 30 oranında arttırıldı. Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Genel Başkanı Özden Güngör, pancar şekerine alternatif olan NBŞ’ye ayrıcalık tanınmasının pancar üreticisini ve yan sektörleri olumsuz etkileyeceğini belirterek, “Ülkemizde pancar çiftçisinden esirgenen kaynaklar AB’nin pancar, ABD ve Arjantin’in mısır üreticilerine ve çokuluslu agro-sanayi tekellerine aktarılacaktır” açıklamasında bulundu.

Üretici Tahir Çiftçi
“Tüm güçleri ile şekerpancarından yapılan şekerin yerini glikoz, izoglikoz ve fruktoz şurubuna bıraktırmak isteyen lobiler var güçleriyle çalışmaktadırlar. Amaç ülkemizin, çiftçimizin çıkarı değil, şekerpancarının sürdürülebilir üretimi değil, topluma sağlıklı, doğal şeker yedirmek ise hiç değildir. Pancar şekerine alternatif bir ürüne ayrıcalık tanınarak kota artırımının tarım sektörünü ve pancar sanayinin desteklediği yan sektörleri olumsuz etkilemesi kaçınılmazdır. Mevcut kanunda bile AB ortalamalarının çok üzerinde üretim kotası verilen NBŞ’lerin kotasının daha da artırılması pancar şekeri sanayi ve pancar üreticilerini olumsuz yönde etkileyecektir” görüşünü dile getirdi.

Haberin tamamını orijinal kaynağından okuyalım.


29 Nisan 2015 Çarşamba

Pepsi ABD'de aspartam kullanımından vazgeçiyor

Pepsi ABD'de aspartam kullanımından vazgeçiyor

Dünyanın en büyük meşrubat üreticilerinden Pepsi, yapay bir tatlandırıcı olan aspartam maddesini bundan böyle ABD pazarındaki diyet ürünlerinde kullanmayacağını açıkladı. Şirket, Türkiye dahil diğer pazarlarda ise tatlandırıcıyı kullanmaya devam edecek. Bildiğiniz gibi sadece gazlı içeceklerde değil tatlandırıcılı sakızlarda da kullanılan ve şekerden çok ucuz olan bu yapay tatlandırıcı aynı zamanda da kanserojen!

 Haberin devamı



19 Aralık 2014 Cuma

Yerli tohum yasak!


Tohumlar İsrail'den

Ülkemizde 100 bin ziraat mühendisi varken, toplam nüfusu 5 milyon olan İsrail'den tohum alıyoruz. Türkiye'de yerli tohumuun üretilmesi, satılması, kullanılması ve hatta barındırılması bile yasaktır.


2 Aralık 2014 Salı

20 Kasım 2014 Perşembe

Sıvı sabunlar, şampuanlar kanserojen

Triclosan'a dikkat

Yeni araştırmalar gösteriyor ki başta sıvı sabunlarda olmak üzere şampuan ve diş macunu gibi kimyasallarla kanser arasında bir ilişki var. Geniş spektrumlu bir antimikrobial ajan olan Triclosan mutfak ürünlerinden oyuncağa kadar çok geniş bir ürün yelpazesinde kullanılıyor. Hatta bu maddenin emziren bayanların yüzde 97'sinin anne sütünde ve test edilen insanların da 4'te üçünün idrarında tespit edildiği ve kanserle ilişkili olduğu belirtildi. 


Kaynak: http://rt.com/news/206563-soap-chemical-cancer-triclosan/